Hikayeler

Bilinen İlk Troll
Okunma: 296
Levent Özgür - Mesaj Gönder


Sene 1995, ben Lise 1’e gidiyorum. Ağabeyim Emin de Amerika’da Cornell Üniversitesi’ne gidiyor. O yıllarda Amerika’yla haberleşmek çok zor. Telefon desen bir dakikası bile çok
pahalı ama pahalılık bir yana zaten saat farkından dolayı Emin’e telefonla ulaşmak
neredeyse imkansız. Mektup yazsan en az 2 haftada gidiyor, o yıllarda PTT’nin
APS (Acele Posta Servisi) diye bir servisi var, o bile 1 haftadan aşağı
gitmiyor üstüne üstlük APS için postaneye kadar gitmek gerekiyor. DHL o
yıllarda yeni Türkiye’ye gelmiş (o zaman dehale deniyor) ama mektubu bile 50
dolara götürüyor Amerika’ya.
Emin bana bir gün internet diye bir şeyden bahsediyor, e-mail dışındakileri anlamakta zorlansam da e-mail Emin’le haberleşmek için çok önemli. Ben de harıl harıl internete nasıl bağlanırım da Emin’le e-mailleşirim diye düşünüyor ve uğraşıyorum. Tabii internet olmadığı
için internete nasıl bağlanılır araştırmak da bir o kadar zor. O zaman evde
işletimcisi 486 olan bir masaüstü bilgisayarım var, işletim sistemim ise DOS,
yani bilgisayarı açtığınızda siyah bir ekran çıkıyor ve bir takım komutları
yazarak istediğiniz uygulamayı açıyorsunuz. Windows 95 ise daha çıkmamış ama her
yerde reklamları var. Internet denilen ne olduğu belli olmayan şeye bağlanmak
için telefona bağlanan modem denilen bir cihaz alıyorum, tabii modemi almak tek
başına yetmiyor. Bilgisayar dergileri, bilgisayarcılar falan derken sonunda
DorukBBS adında internet servis sağlayıcısı olduğunu iddia eden bir kuruluş
buluyorum. Aylar süren çabalarım sonunda bilgisayar, modem, DorukBBS falan
derken telefon hattından cızzzt cuzzzt sesleriyle uzun uzun denemeler ve kopmalar
sonunda DorukBBS’ye bağlanmayı beceriyorum. Ben internet nedir bilmediğim için
sadece e-mail ve ne olduğunu pek anlamadığım ftp haricinde hiçbir servisi
olmayan DorukBBS bana inanılmaz geliyor tabii ki. Emin’in e-mail adresini
yazıyorum: eso1@cornell.edu, altına mesajımı yazıyorum ve gönderiyorum.  Bir adresin bu kadar kısa olmasını, şehir, ülke vesaire yazmaya gerek olmamasını ve yazdığımın Emin’e dakikalar içinde ulaşma ihtimalini hiç anlamadıysam da e-mailimin Emin’e ulaştığını bir gün sonra sabah bağlandığımda Emin’den gelen cevapla anlıyorum. Emin’in yazdığı e-maili basıp gururla anneme götürüyorum ve sonra anneme e-mail yazmayı öğretiyorum. Öğretiyorum dediysem bunun da çok kolay olduğunu sanmayın. O ana kadar annemin algısında “çocukların gözünü bozma potansiyeli olan ve başından kalkmadıkları bir
oyuncak” olan bilgisayar bir anda “Amerika’daki oğluyla hızlı haberleşeceği bir
araca” dönüşüyor. Annem eline defterini ve kalemini alıp yanıma geliyor ve
bilgisayarı açmaktan başlayarak tüm komutları tek tek not alıyor ve kendi
kuşağından çok önce internetle tanışıyor.
Asıl anlatacağım hikayeyse aslında bambaşka. Benim internet servis sağlayıcısı sandığım DorukBBS aslında sadece bir e-mail servis sağlayıcısı ve kendine ait e-mail forumları var.
Bugünkü whatsapp gruplarının, internet forumlarının, email listelerinin
hepsinin en ilkel hali diyebileceğimiz forumlar aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet forumları:  geyik-f, spor-f, politika-f, sanat-f gibi isimlerinden de anlaşılacağı gibi her konuda değişik tartışma ve sohbet forumları var. Çoğu üniversite öğrencisi olan gençlerin
muhabbet ettiği forumlar her girmek isteyene açık. Ben de bir süreliğine
geyik-f spor-f falan takılıp eğleniyorum.
Aynı zamanlarda hepimizin çok sevdiği ve yeniliklere çok meraklı başka bir arkadaşımız da internet falan duymuş, evine internet bağlatmaya çalışıyor. Ailesi varlıklı olduğu için de
internete bağlanmak için gerekli olabilecek her şeyin en iyisini almış fakat
bir internet servis sağlayıcısı bulamadığı için internete bağlanamıyor. O
yıllarda İstanbul Barbaros Caddesinde internet cafe olduğunu iddia eden bir yer
var. Oraya gidip de boş bilgisayar bulmak için yarım saat bekleseniz bile bu
sefer de bağlantı çok yavaş olduğu için o zamanlardaki tek internet tarayıcısı Netscape’te
herhangi bir sayfa açılmadan yarım saat bekledikten sonra pes edip evinize geri
dönüyorsunuz. Her neyse bu arkadaşımız benim tavsiyem üzerine DorukBBS’ye üye
oluyor ve sonra da bu forumların bazılarına katılıyor. Forumların Türkiye’deki
ilk forumlar olduğunu ve çoğunlukla üniversite öğrencilerinden oluştuğunu da düşünürseniz
muhabbet çok eğlenceli olmasa da terbiye seviyesi çok yüksek. Herkes birbirini
bilgisayar başından da olsa tanıyor, en ağır kavgalarda ile hiç küfür olmuyor. Spor-f’te
Galatasaraylılar Fenerbahçeliler Beşiktaşlılar birbirini hafifçe kızdırmanın
ötesine geçmiyor. Aynı zamanda her hafta sportoto yarışması yapılıyor.
Sportotoyu belli bir yaşın altındakiler bilmeyebilir. Sportoto da maçlara bahis
yapmanın yasal olmadığı yıllarda Milli Piyango İdaresi’nin çıkardığı 16 maçın
sonucunun 1, 0, 2 diye yani maçı kimin kazanacağını bilmeye çalıştığınız bir
oyun. Spor-f’te de tamamen zevk amaçlı olan sportoto oyununda kurallar gereği herkesin
her hafta bir tahmin yapma hakkı var ama sistem birden fazla tahmin yapmaya
açık çünkü delmeye çalışan yok. Bizim arkadaşımız ilk başladığı hafta 10 tahmin
birden yapıyor. Sonuçlar açıklandığında o hafta tahmin yapan 10-15 kişiyle
birlikte arkadaşımızın 10 tahminiyle birlikte 20-25 tahmin var. Tabi herkes bu
arkadaşımıza kızıyor. Arkadaşımız da pişkin pişkin ben 10 kolon oynamıştım diye
yazıyor. Bir yandan da bana telefonda gülerek aynı hafta hem birinci hem
sonuncu olmayı hedeflediğini söylüyor fakat işin komik yanı ne birinci ne de
sonuncu olabilmiş. 10 tahminden 9 tanesini birinci olmak için 1 tanesini de
sonuncu olmak için yapmış ama ikisini de becerememiş ve orta sıralarda 10 defa
ismi geçiyor. Aynı arkadaşımız bunun üzerine spor-f’ten çıkıyor bu sefer de
sohbetin çok düzeyli olduğu geyik-f’te adamın biriyle küfürleşip muhabbeti
sıkıysa bilmem nerde buluşalıma getiriyor. Özelden yaptığı yazışmayı ne kadar
eğlendiğini anlatmak için bana gönderiyor, ben de yazışma grupta yapıldı sanıp
yanlışlıkla gruba cevap yollayınca ortalık karışıyor. Kurulduğundan beri
dostluk çerçevesinde yürüyen forumdaki küfürleşme ve dövüşme davetleri
sonucunda sevgili arkadaşımız ve kavga ettiği kişi forumdan atılıyorlar ve
muhtemelen Türkiye’de bir internet forumundan atılan ilk kişiler olarak tarihe
geçiyorlar.
Bütün bunları anlatmamın asıl sebebiyse troll dendiği zaman tek anladığımızın
mağarada yaşayan canavarlar olduğu, bugünkü internet trollerinin çoğunun
anasının karnında bile olmadığı yıllarda trollüğün öncüsü diğer bir deyişle
bilinen ilk trollün hepimizin bir arkadaşı olmasıdır.
SON



Levent Özgür



Yorumlar (1)
EROL ÇELİK 9.5.2020 17:18
Güzel değişik bilgiler öğrendim


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6989
2 Eyyup AKMETİN 5156
3 Firari Fırtına 4956
4 Mustafa Ermişcan 4408
5 Hasan Tabak 4085
6 Nermin Gömleksizoğlu 3684
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3632
8 Uğur Kesim 3437
9 Sibel Kaya 3386
10 Enes Evci 3058

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:734 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com