Hikayeler

O
Okunma: 230
Ruh Kadın - Mesaj Gönder


Gece yarısı çatıdan gelen sese uyandığında kedidir kedi
deyip de yatmayanlardandı o. Her şeyden korkar her şeyi düşünür ama hiçbir şeyi
düşünemezdi. Her şeyi inceler ama hiçbir şeyden anlamazdı. Olay bilmem hangi
günün hangi ayında geçtiği için o da bilmiyordu hangi yılda olduğunu. Okula
gitmek için uyandığında her şey normaldi. Aslında anormaldi çünkü ona göre
normal ile anormal arasında hiçbir fark yoktu. Anormali normale normali de
hiçbir şeye değişmezdi. Hiçbir şeyi bile hiçbir şeye değişmeyen bu zavallı
yaratık kahvaltıya indiği zaman karşılaştığı kişi annesine çok benziyordu.
“Acaba bu abim mi ablam mı annem mi? Abim olsa kaslı olurdu ama bunun kolları
ince. Ablam olsa göğüsleri büyük olurdu ama bununki küçük. Annem olsa boyu kısa
olurdu ama bununki uzun. O zaman bu babam evet evet babam. Andaval! Senin baban
ölmedi mi? Öldü mü? Ölmedi mi? Öldü galiba. Kim öldü? Ben. Sen kimsin? Ben de
bilmiyorum.” Ablasının tokatlamasıyla kendine gelen çocuk düşüncelerinden
ayrılmak için ablasından izin istedi. Ablası izin vermedi ama o ısrarcıydı.
Ablasının göğüsleri yoktu. Evet nasıl olabilirdi bu. 18 senedir tanıdığı
ablasının göğüsleri yok olmuştu. Ablasının göğüsleri artık onundu. Sevinmeli
miydi? Kendi göğüslerini sıkmaya çalışan zavallı olduğu yere yığıldı. Ablası
hemen polisi aradı. “Burada bir suçlu var. Evet evet. Göğüsleri çıkmış. Aynı
zamanda bayıldı. Ne limon mu sıkalım? Neresine? Göğüslerine anladım. Daha da
büyümez mi? Ne büyümez mi? Ekonomi. O zaten büyük canım. Canım mı?
İnstagramınız var mı acaba? Defol seni adi köpek! Utanmıyor musun göğsü olmayan
bir kadına instagram sormaya. Seni Sağlık Bakanlığına şikayet edeceğim. Senden
şiş kebap yapsınlar da gör. Canım kebap çekti. Bunun göğüslerinden kaç kilo et
çıkar. Sanane benim göğüslerimden. Selim, banane senin göğüslerinden. Selimmm.
Seliiiim! Çağıran annesiydi. Okula gitmesini istiyordu ondan. Oysa onun en
büyük hayali market kasiyerliğiydi. Bunun için de çok çalışması gerekiyordu.
Sabah kalk okula git okulda uyu ders dinlermiş gibi yap ama dinleme sonra
yazılı gelince 1 al ve ağla. Erkek adam ağlar mı? Erkekler ağlar da adamları
bilmem. Perdeyi çektiğinde yüzüne vuran güneş az da olsa mutlu etmişti onu. Dışarıda
çocuklar bira şişelerini labut gibi dizmiş onları vurmaya çalışıyorlardı. Selim
onlara bağırmak istedi. Onlara vurmayın. Günah! Yatağından kalktı aynada
kendine bakmak için yavaşça ilerledi. Bir de ne görsün? Hiçbir şey görmedi.
Herzamanki kendini gördü ve narsist bir tavırla ne kadar yakışıklı olduğunu
düşündü. Bir zamanlar düşünmek de suçmuş. Hala suç. Gece okurken uyuyakaldığı
kitap yere düşmüştü. Karantina okuyordu. Takvim yaprağı oku daha iyi. Kim
konuştu? Olric sen misin? Turgut abiciğimi bırakıp neden geldin. Ben o Selim
değilim. Hangi Selim? Selim Işık? Selim Pusat? Turgutçuğum Özben’e selam söyle.
Onun bana yok mu? Neden Olric? Takvim yaprağı okumamana kızıyor. Tamam Olric
okurum söz. Servisin kornasını duyunca annesinden aldığı parayla ne alabileceğini
düşünerek hızla evden çıktı. Noodle alacaktı galiba. Ne nude mi? Hayır aptal..!


Arabadan iner inmez tuvalete doğru koştu. Yol tuttuğu için
her seferinde midesi bulanıyordu. Benzin içse geçer miydi acaba? Benzinin
litresi kaç lira oldu senin haberin var mı? Yok. Tamam. Ağzını temizledikten
sonra kırık kapının kolunu çekerek dışarı çıktı. “Kim kırdı burayı? Kesin
Thor’un işi. Koskoca tanrısın yaptığın şeylere bak utanmaz. Benim tanrım senin
tanrını döver.” Koridorda hiçkimseye selam vermeden direkt sınıfına gidip
sıraya oturdu. Her sabah yaptığı şey bugün ona garip gelmişti. Çok sıkılmıştı
her şeyden. Sonunun Hikmet Benol gibi olmasından korkuyordu. O kim? Anladık
Oğuz Atay okuyorsun ego kasma. O sırada yan sınıftan okulun en gözde
kızlarından olan Gözde “Kelime oyunu yapma” sınıfa girdi. Pantolonunu o kadar
sıktırmıştı ki Mevlana görse sen gelme derdi. Kafasını kaldıran Selim’in
gözleri direkt olarak Gözde’nin gözde kalçasına odaklandı. Küçük Selim’in
ayaklanmaması için çok uğraştı ama nafile. Bu olay bilmem hangi yılın bilmem
hangi günü öğretmen onu tahtaya çağırdığında da olmuştu. Öğretmen adeta ona
“Hadi Selim kalk da sınıftaki arkadaşlarına rezil ol. Özellikle de sevdiğin kız
Ada’ya… Ada mı? Bu ne biçim isim be. İsmet Paşa mı koydu senin ismini kızım.
Selim bu Ada’yı çok seviyordu. Hangi Ada? Kuşadası. Orayı zenginler sever.
Benim de gönlüm zengin. Gönül para etmez ederse de bi boka yaramaz. O gönülü
kızlar çatır çatır yerken (yoksa erkekler miydi) sen de iblislerle 3. Tur okeye
dönersin. “Keşke düşünmeme hapı diye bir şey olsaydı” diye geçirdi içinden.
“Gerçi hap değil ama ot var bi çekiyosun kafan 1 milyon. İyi para eder. Bana da
o kafadan lazım” Selim bu kız için haddine olmayan kavgalara bile karışmıştı.
Kavga etmeyi seviyordu aslında. Kavgada tek başa çıkamadığı kişi kendisiydi.
Arkadaşlarına aşk meşk bunlar ergen işi deyip geceleri onun fotoğraflarına
bakarak ağlıyordu. Ne de olsa aptaldı. Abdal değil gerizekalı, aptal. Heh evet.
Bu kızla tanışması aklına her geldiğinde karnında bir şeyler oluyordu. Midesi
bulanıyordu evet. Okulun ilk günü sınıfa geldiğinde kız tek başına orda
oturuyordu. Ora nere Selim? Sıra işte Olric. Oturduğu sırada papatyayı andıran
kız konması için arılarını bekliyordu. Bu arılarıdan onyüzbinmilyonuncu olan
Selim en talihsiziydi. Kızın o anda midesi bulandığı için kimsenin yanına
yaklaşmasını istemiyordu. Yüzü asıktı. Selim içinden “Galibe regl olmuş”
diyerek kızın önüne oturdu. “Takvim yaprağı okusaydın oturmazdın” “Sen kendi
hayatına dön Olric” Selimlerin hep talihsiz olduğunu sanmışımdır. Meğerki
talihsizler Selim oluyormuş. Selim konuşmak için arkasını döndüğü anda kız
Selim’in yüzüne kusmuştu. Mideni bıraksaydın Ada. Çocuğun haline bak. İsmet
Paşa mı koydu senin adını. “Uff sus be” Bu olaydan sonra anormal bir şekilde
okey masasında aşk meşk boş iş diyen Selim kıza aşık oldu. İşin garip yanı ise
kızın ondan nefret etmesiydi. Garip de değil aslında kendisini sevmeyeni kimse
sevmezmiş. Kim bu Mevlana mı? Yok Ben. 

Ruh Kadın



Yorumlar (1)
Orko Koçero 22.5.2022 23:47
sevimli bir yazı yer yer sanrılarla bezeli bir içsel yolculuk. En azından 55 üstü cringe X kuşağı akraba evliliği tasvirlerinden iyidir. Eksikleri var ama hangimizin yok ki genç adam bu sana motivasyon çağrımdır. Devam et belki bir şeyler olur bence olmaz ama bir ihtimal daha vardır o da gömmek mi dersin? yok yok gömmeyeceğim. Nöronlarına sağlık


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6995
2 Eyyup AKMETİN 5216
3 Firari Fırtına 4967
4 Mustafa Ermişcan 4413
5 Hasan Tabak 4090
6 Nermin Gömleksizoğlu 3688
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3638
8 Uğur Kesim 3442
9 Sibel Kaya 3391
10 Enes Evci 3065

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:889 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com